Koçak Köyümüz Erbaa’nın bir mahallesine dönüşürken | ERBAA GÜNDEM | Haber | Haberler - Tokat- Erbaa haberleri
  • Künye
  • Form
  • İlanlar
  • Fotoğraflar
EDD Yapı & İnşaat

Koçak Köyümüz Erbaa’nın bir mahallesine dönüşürken

Psikoterapist Yılmaz Karamemişoğlu'nun kaleminden....

19.11.2025
Koçak Köyümüz Erbaa’nın bir mahallesine dönüşürken

Köyümüz Erbaa’nın bir mahallesine dönüşürken…
Toplumsal yapılar değişse de, çocuklara ve gençlere yaklaşımın niteliği onların ruhsal gelişimini belirleyen en temel unsurlardan biridir. Bu nedenle köydeki ya da mahalledeki yetişkinlerin üslubu, hem kendi aralarında lan'lı lun'lu, küfürlü kaba, hemde gençlere ve çocuklara—özellikle de eleştiri anındaki dil—çocuğun benlik algısını doğrudan şekillendirir.
Azarlayan, üstenci, “Sen anlamazsın” diyen bir yaklaşım, modern psikolojide değersizlik şeması olarak bilinen yapının temelini atar. Bu şema, ilerleyen yaşlarda; çekingenlik, utangaçlık,
aşırı uyumluluk, saldırganlık, özgüven eksikliği
gibi davranış örüntülerine dönüşebilen derin bir bilişsel-duygusal iz bırakır. Köy ortamında bile bir yetişkinin sözü veya bakışı çocuğun zihninde yıllarca depolanır; çünkü çocuk duygusal veriyi bilinçdışına işler ve bu veriyi benlik algısının bir parçası hâline getirir.
Doğru yaklaşımın dili şudur:
“Genç delikanlı, hanım kızım… Davranışın dikkatimi çekti. Eğer uygun görürsen seninle konuşabilir miyiz?”
→ Bu cümle çocuğa özerklik alanı verir, çünkü izin almak çocuğun öznel deneyimini merkeze koyar.
“Bu davranışındaki muradın neydi?”
→ Bu, suçlayıcı değil merak eden ve duygusal düzenleme becerisi geliştiren bir tutumdur. Çocuğun davranışının arkasındaki niyeti keşfetmesine yardımcı olur.
“Belki ben de senden öğrenirim.”
→ Yetişkinin kendisini çocuğun üzerinde konumlandırmaması, ilişkisel eşitlik sağlar. Bu, çocukta güvenli bağlanmayı destekleyen en önemli öğelerden biridir.
Bu yaklaşım çocuğun iç dünyasında şu temel duyguyu oluşturur:
“Ben değerliğimdir, duygularım dikkate alınır, kendimi ifade ettiğimde karşılık bulurum.”
Psikolojide bilinir ki:
Çocuğun gelişimini belirleyen en güçlü unsur eğitim seviyesi değil, günlük ilişkilerdeki duygusal iklimdir.
Diplomalı bir yetişkinin sert ve yargılayıcı dili, çocuğun güvenlik hissini zedelerken; okuma yazma bilmeyen bir köylünün sıcak ve kapsayıcı dili, çocuğun nörobiyolojik gelişimini bile olumlu etkileyebilir. Çünkü çocuğun beyninde “güvenli ilişki” kortizolu düşürür, öğrenmeyi ve duygusal düzenlemeyi destekleyen oksitosin ve serotonin sistemlerini güçlendirir.
Gerçek irfan; alçaltmadan yönlendiren,
incitmeden öğreten, yargılamadan anlamaya çalışan yaklaşımdır. Onarıcı iletişim olmadan çocuk ne doğruyu rahatça söyleyebilir ne de kendilik değerini sağlıklı biçimde geliştirebilir. Çünkü ifade özgürlüğü için önce psikolojik güven alanı gerekir.
Köyde “irfan” olan bu yaklaşım, şehirde “bilgelik” adını alır. Temennim; yetişkinlerimizin köyün içtenliğini koruyarak, şehir yaşamının gerektirdiği bilinçli ve duyarlı iletişime zihinlerini ve gönüllerini açmalarıdır.

Psikoterapist Yılmaz Karamemişoğlu

Sayfa Başı